Sergi: 2 Ekim – 15 Kasım 2015
Sanatçı konuşması: 3 Ekim, 17.30

‘Taş Kıranlar’ sergisi Fransız sanatçı Gustave Courbet’nin baba, oğul iki köylünün yol kenarında taş kırdığını resmettiği 1849 tarihli Realist tablosuna bir göndermedir. Courbet’nin ‘Taş Kıranlar’ı, dönemin köylü sınıfının yüzleştiği zorlu, hatta gaddar gerçeklikleri tasvir etmesiyle anıtsal bir eserdir. Courbet, iki köylü bireyi tema olarak ele alarak bu sınıfı geleneksel olarak resim konusu olan yüksek yönetici sınıf ile aynı değer seviyesine getirir. Yönetici sınıfın köylü sınıfının potansiyel gücünden çekindiği bir dönemde bu Sosyal Realist çalışma ile Courbet gündelik insanların statüsünü yükseltir.

Dönemin toplumsal ve politik bağlamına olan ilişkisi ile Courbet’nin Taş Kırıcıları sosyal bir kaymanın ötesinde statükonun çözülüşünü de resmeder. Aynı bu çalışma gibi biz de kendimizi dünyanın her yerinde gittikçe ivme kazanan toplumsal ve politik hareketler gibi durumlarla bir kaymanın ortasında buluyoruz. Günümüzün dijital çağında sosyal medya birbirine bağlılık olgusu ile toplumsal ve politik değişimin aracı haline gelmiştir.

1 ve 0 ikili sayılarını yapıtaşı olarak kullanarak çalışmalarımda ikili kodu dijital bağlamı yansıtan mecazi bir dil olarak kullanıyorum. İkili kod, aynı zamanda toplumdan elde edilen veri, bilgi ve anlamı temsil ediyor. Bu bilgi fikir ve inançlarımızın temellerini oluşturmanın yanı sıra üzerlerine kurduğumuz toplumsal ve politik yapıları da şekillendirir. Bu yüzdendir ki “potansiyel” fikri, serginin köşe taşlarından biridir. İkili kod 1 ve 0 sayılarının nasıl dizildiğine dayalıdır; ancak bunun ötesinde sayılar kaydırılabilir ve yeniden düzenlenerek yeni anlamlar yaratabilir. Değişim potansiyeli hep mevcuttur. ‘Toz Dindiğinde’ eserimde tasvir edildiği gibi bu değişimin altında kaos ve düzen fikri de her zaman mevcuttur. Koca bir ikili sayı yığını, yıkılmış bir yapının kaotik eseri ya da inşa edilmesi beklenen yeni bir yapının malzemeleri olabilir; iki olasılık aynı anda var olur. Bu ‘yığın’ mecazı, geçici bir kimliğe işaret eder: yığının varlığı geçici olmasına bağlıdır. Yığının neye dönüşeceği ise tamamen bize kalmıştır.

‘Taş Kıranlar’da volkanik patlamaları tasvirleyen üç çalışma değişime yönelik her hareketin bir enerji ya da kuvvet ortaya çıkardığını önerir. Yanardağ sadece yıkım değil, ‘inşa etme’ kabiliyetine de sahip bir paradokstur. Birlikte var olan, gelişim ve karşı koymanın mecazi dilinde birbirlerini besleyen bu zıt güçler fikri, yıkılan yapıların neticesel kaosundan yeni gerçeklikler inşa etme çabamızla bağlantılıdır.

İkili kod özünde bir mantık sistemiyken ‘Taş Kıranlar’ bu ‘mantıksal sistemi’ tamamen mantıksızlaştırır. Sayılar hiç bir zaman kodlanmazlar; sonsuza kadar sabit durumların arasında var olurlar. Bu sayılar bilinmeyenin ebediyen mevcut olduğu açık, muğlak alanlardır. Bu olgu ‘Taş Kıranlar’ın üç soyut çalışmasında görülebilir. Kapılar ya da açıklıklar gibi 2 boyutlu alanları ‘yararak’ izleyiciyi içeri davet ederler.

‘Taş Kıranlar’ hiçbir şeyin sabit kalamayacağını ima eder. Sistemler, yapılar, fikirler ve inançlar sorgulanmaya, evrilmeye ve yeniden inşa edilmeye açık olarak hiçbir şeyin tamamen sabit olmadığı dinamik durumlar olmalıdır.

Nicky Broekhuysen

Nicky Broekhuysen 1981 yılında Güney Afrika’da doğdu. 2004 yılında Yeni Zelanda’daki Auckland Üniversitesinden Güzel Sanatlar Derecesi alarak mezun oldu. Sonraki iki buçuk yıl boyunca Şanghay’da çalışmalarına devam etti. 2008 yılında ise Berlin’e yerleşti ve sanatçı halen orada yaşamakta ve çalışmaktadır.

Kişisel Sergileri
2013 ‘Potency Filled Things’ Dittrich Und Schlechtriem Gallery, Berlin
2012 Solo Presentation in the Signature Section – Art Abu Dhabi, Waterhouse & Dodd Gallery
2012 ‘Shifting Knowledge’ WhatIfTheWorld Gallery, Cape Town
2011 “Between States, Into Light”, pool gallery, Berlin
2011 VOLTA NY Art Fair, pool gallery, Berlin
2010 “State of Flux”, Artport Contemporary, Berlin
2009 “Do Over”, AFTHotw… Gallery, Berlin
2007 “Urban Crust”, Stir Art Gallery, Şanghay, Çin
2007 “Categorizing the Lost Pieces”, the studio, Şanghay, Çin