Akzidenz

Paris ve New York’ da çalışan ve yaşayan Akzidenz, dünyaca ünlü lüks markaların sanat yönetmenliğini yapmaktadır.

Sanat ve iletişim üstüne dayalı akademik geçmişinin etkisi çalışmalarında önemli bir yer kapsar: fotoğrafın tasvirsel özelliklerindense Akzidenz topolojinin sınırlarını keşfetmeye odaklanır. Bu odak sanatçının fotoğrafçılığı gerçekliğin tasviri için kullanmaktansa, bunu söylem ve düşüncenin var olabileceği bir platforma dönüştürmeyi amaçlamasına dayanır. Böyle bir kürsüyü yaratabilmek için sanatçı çoklu pozlama, süperpozisyon, jukstapozisyon ve ardışıklık gibi metotlarla kendi görsel dilini yaratmış, kitlesel medyanın her gün yaptığı gibi yorumlayarak ve yeniden yazarak üretilmiş deneyimlerle bağlantı kurmuştur.
Kısaca Akzidenz’in fotoğrafları kendine özgü dünyalar yaratan objeler olarak özetlenebilir. Kendi sözleriyle:

“Çalışmalarım bir şeylerin fotoğrafları değil, objeleridir.”

Akzidenz’in özellikle 20. yüzyıl aracı olan film kullanımı, sanatçının şimdiyi görüp perspektife sokmasını sağlar. Siyah/beyaz ve gren kullanımı sanatçının çalışmalarındaki hayat ve şekil denkliliğini tasvir eden ve koruyan imleyenlerdir. Çağdaş işlem sonrası efektleri bu çalışmalar için önemsizdir; sanatçı karanlık odanın geleneksel iş akışının dışında kalan her metodu reddeder.
“İmgelerin üst üste bindirilmesiyle gerçekliğin bir başkalaşımı yaratılır; imge artık çıplak gözün gördüğünün direkt bir tasviri değil, görünmez olmayanın portrelendiği bir dönüşümdür. İmgenin çokluğu insan duygusuna özgü katmanlamayı temsil eder: kesin sınırlar yoktur, fantazmagoryalar birbirine kaynar. Biçimin özündeki ardışıklık imgeyi yaratandır.”

akzidenz-adrem0331 copy

akzidenz-adrem024_0